İran Olayları Hakkında

26.09.2022 11:35



İran’ da, Masha AMİNİ isimli 22 yaşındaki bir kızın, başörtüsünü, İslâmî kurallara göre örtmediği iddia ve gerekçesiyle, 13 Eylül 2022 günü, kısaca “Ahlâk Polisi” olarak adlandırılan İran İslâm Cumhuriyeti Kanun Uygulama Komutanlığı’ nın “Rehberlik/ İrşad Devriyesi”  tarafından gözaltına alınması ve gözaltında iken fenalaşması akabinde, kaldırıldığı Tahran’ daki bir hastanede üç gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybetmesi ve genç kızın, 17 Eylül 2022 günü, doğum yeri olan İran’ ın batısındaki Sadqez kentinde defnedilmesini müteakip başlayan ahlâk polisini protesto gösterileri, kısmen mahiyetini de değiştirerek ve ülke genelinde yayılarak devam ediyor.

Her ne kadar, “halka dayanmayan hiçbir rejim ayakta duramaz” prensibi temel ilkelerden biri ise de,  İran’ daki dinî rejimin tabanda taraftarı veya karşılığı olduğu unutulmamalıdır.

Günümüzde başta ABD olmak üzere bazı ülkeler, “İran’ da rejim yıkılıyor” umuduna kapıldılar ama yapılan bu açıklamaların protestocuların aleyhine ve dinî rejimin lehine olacağını unuttular.

 Çünkü mevcut rejim yönetimi, “Bakın protestocuları kim destekliyor, bu protestolar kime yarıyor?” şeklinde karşı propaganda yapıyor ve halkta kuşku ve şüphe yaratmayı başarıyor.

Şimdi, 2001- 2004 yılları arasında Tahran’ da Kurmay Albay rütbesiyle Kara Ataşesi olarak görev yapan E. Tuğgeneral Nihayet Ünlü’ nün anlattıklarına kulak verelim, bakalım neler diyor:

***

… İran'da, Masha AMİNİ' nin ölümü nedeniyle başlayan gösteriler, elbette İran'ın dini rejiminin yıpranmasına ve rejimin,  iç ve dış kamuoyu nezdinde itibarının zedelenmesi veya belirli ölçüde "aşınmasına" neden olabilecektir.

İran'daki bu olayların bize bir kez daha hatırlattığı ve hiç unutulmaması gereken bir husus, Yüce ATATÜRK' ün, Türk Devlet ve Milleti'ne hediye ettiği LAİK' liğin, toplumsal hayata ve de özellikle Türk kadınına kazandırdığı özgürlüktür.

Laiklik sayesindedir ki, bugün Türkiye'de, Türk kadını, dünyanın en ileri demokrasilerine sahip ülkelerindeki kadınların sahip oldukları haklara sahiptirler ve günlük hayatlarını, o ülkelerdeki hem cinsleri gibi yaşayabilmekte veya sürdürebilmektedir.

Bu vesile ile de, başta Türk kadını olmak üzere,  Türk milletinin her ferdi, Yüce ATATÜRK' e bir kez daha şükranlarını sunmalıdır. 

Yine bu vesile ile 2001-2004 yılları arasında Askerî Ataşe görevinde bulunduğum Tahran'da yaşadığım bir anıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Anılan görevim esnasında, Tahran'da görevli NATO üyesi ülkelerin askeri ataşeleri olarak, birinci yıl her hafta, ikinci ve üçüncü yıllarda ise iki haftada bir defa olmak üzere, bilgi paylaşımı ve İran'da yaşanan gelişmeleri değerlendirmek ve görüş alış verişinde bulunmak üzere toplantılar yaptık.

O toplantılardan birisinde, general olan Yunanistan askerî ataşesi, gündem dışı bir konuşma yaparak, İran'daki sosyal yaşamı eleştirdi ve aynen şunları söyledi;

"GREAT/BÜYÜK ATATÜRK, YÜZYIL ÖNCESİNDE BU GÜNLERİ GÖRMÜŞ VE TÜRKİYE'DE LAİK VE ÇAĞDAŞ BİR REJİM KURMUŞTUR."

Yunan ataşesinin, kendi atalarını denize döken Yüce ATATÜRK' ü, çok gerçekçi bir bakış açısı ile övmesi,  diğer NATO ataşeleri tarafından hem takdirle karşılandı, hem de onlardan bazıları şaşkınlıklarını saklamakta güçlük çektiler.  

Yüce ATATÜRK' ün, düşmanlarının dahi hayranlığını kazanan bir lider olduğu bu vesile ile de bir kez daha görülmüş oldu.

Bu vesileyle, Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ü saygı ve rahmetle anıyorum.

Gününüz aydınlık ve esenlik dolu olsun.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle