Atatürk, 19 Mayıs Ve Türk Gençliği

14.05.2022 11:10

Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı; hemen arkadan başlayan sorular ise günümüze kadar geldi.



O’na vatanı kurtarma görevi verildi mi?

Verilen görev neydi?

Padişah ve İstanbul Hükümeti, O’nu Samsun’a gönderdiklerinde kendisinden ne bekliyordu?

Mustafa Kemal Paşa’nın baskıya boyun eğmeyen bir kişiliği olduğu biliniyordu. İtilâf Devletleri ile bir sürtüşmeye yol açmaması için mi gönderildi?

Bu görevlendirmede bir sürgün anlamı var mı?

Padişah Vahideddin’in bu görevlendirmede rolü ne oldu?

Mustafa Kemal Paşa’ya verilen görevlerin anlamı ne? Bu görevlerin içinde vatanı kurtarma var mı?

Görevlendirme emrindeki yetkileri Mustafa Kemal Paşa’ya kim verdi? Yoksa bu yetkileri kendi becerisiyle mi elde etti?

Vatanın bütününü kurtarmak esas alındıysa, elinde teçhizat ve teşkilâtlı hiç birliği olmayan Mustafa Kemal Paşa’nın yerine bir başkası, örneğin Doğu’da en güçlü birliğe komuta eden Kâzım Karabekir Paşa, ya da bütün ülkede çok sevilip sayılan Fevzi Çakmak Paşa neden seçilmedi?

Anadolu’daki halkı işgalci güçlere karşı teşkilâtlandırmak amacıyla dini bütün olarak tanınan bir insan, örneğin Fevzi Çakmak Paşa gitse daha başarılı olmaz mıydı?

Sultan Vahideddin, Mustafa Kemal Paşa’yı vatanı Yunanlılardan temizlemek için görevlendirdiyse, O’nu neden İzmir veya Konya civarına değil de Samsun’a gönderdi?

Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya geçiş belgesini vize eden İngilizler, Bandırma Vapuru Samsun’a yanaşır yanaşmaz neden buna karşı çıktılar?

Mustafa Kemal Paşa, halkı bilinçlendirmek için kongre ve toplantılara başladığında, neden Padişah ya da İstanbul Hükümeti yanlısı ardı arkası kesilmeyen isyanlar çıkmaya başladı?

Osmanlı Hükümeti, Mustafa Kemal Paşa’yı kendi amaçlarına hizmet etsin diye gönderdikten sonra, onu niye hemen görevden almak istedi ve neden halkı onu dinlememeye davet etti?

Fevzi Çakmak Paşa, Mustafa Kemal Paşa’nın amaçlarını biliyor idiyse, neden onu geri getirmek için Erzurum’a gitti?

Sultan Vahideddin, Mustafa Kemal Paşa’ya özel hazinesinden altın verdi mi? Verdiyse neden bu altınları gören yok? Verdiyse bu altınlar nerede ve nasıl taşındı, nerede ve hangi amaçlar için harcandı?

Samsun’a çıkanlar neden bir hafta sonra parasızlık çekmeye başladılar?

Sorular bitmiyor.

Esasen bu soruların cevapları belli!

Ancak, bir parça ilgi gösterip okumak yeterli…

Tabi okurken, yazanların olayları kendi siyasi görüşlerine göre nasıl yorumladıklarını da anlayabilmek gerekiyor.

Kim ne derse desin, kim ne yazarsa yazsın, ortada bir gerçek var:

Laik, demokratik, çağdaş ve onurlu Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli 19 Mayıs 1919’da Samsun’da atılmıştır.

***

19 Mayıs’ ın Türk tarihindeki yeri ayrıdır ve bunun için bayram olarak kabul edilmiştir.

19 Mayıs Atatürk’ ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı: Millî Mücadele ile ATATÜRK’ ü anma, anlama ve ulusal bütünlüğümüzün değerini kavrama açısından önemlidir.

ATATÜRK, ulus bilincinin gençler açısından önemini şu sözlerle vurgulamıştır:

“Ulusal varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım. … İnancımıza, ülkümüze ve geleceğimize yan bakan her bireyi düşman saydığımız gün, ulusal benliğe uzanacak her eli şiddetle kırdığımız, ulusumuz önüne dikilecek her engeli derhal devirdiğimiz gün, gerçek kurtuluşa erişeceğiz. Ve sizler gibi aydın, kararlı, imanlı gençler sayesinde bu kurtuluşa ulaşacağımıza inanabiliriz.”

“Gençler, cesaretimizi kuvvetlendiren ve devam ettiren sizsiniz. Siz, almakta olduğunuz eğitim ve kültür ile insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir özgürlüğünün en değerli simgesi olacaksınız.”

“Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yaşatacak yükseltecek olan sizsiniz.”

“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklâlini ve Türk Cumhuriyeti’ ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”

Türk Kurtuluş Mücadelesi’ nin öncüsü, Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’ nin kuruluş ve bekası için can veren tüm şehit ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyor; Türk Milleti’ nin Atatürk’ ü Anma ,Gençlik ve Spor Bayramını kutluyorum.

UMARIM:

Türk Gençliği,  ATATÜRK’ ün “muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur” diyen sözlerindeki anlamı kavrar, tüm benliğiyle yaşar ve hiçbir zaman unutmaz!

UMARIM:

Türk Gençleri, günlük yaşama, ülkenin iç ve dış sorunlarına ATATÜRK’ ün gözü ve ruhu ile bakabilmeyi başarır, uygular ve asla ihmal etmez.

ATATÜRK DİYOR Kİ:

“NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!”

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle